Gunyetü-t Talibin: İlim ve Esrar Hazinesi

Gunyetü-t Talibin: İlim ve Esrar Hazinesi
Gunyetü-t Talibin: İlim ve Esrar Hazinesi Gunyetü-t Talibin: İlim ve Esrar Hazinesi Gunyetü-t Talibin: İlim ve Esrar Hazinesi
Üretici: Damra Yayınevi
Ürün Kodu: 08
Stok Durumu: Stokta var
Fiyatı: 20.00TL
Miktar:     ya da   A.Listeme Ekle
Ürün Karşılaştır
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

 

 

GUNYETÜT-TÂLİBÎN ( İLİM ve ESRAR )

Yazan                  : SEYYİD ABDÜLKÂDİR-İ GEYLÂNÎ

Çeviren      : SÜLEYMAN KUKU (A. FÂRÛK MEYÂN)

O din büyükle­rini sevmek, onlara uymak, her ne olursa olsun, dünya ve âhiret şi­ddeti için yetişir. Din imâmlarını, din âlimlerini ve irfan ordusu ku­mandanlarını rehber edip, onların ardı sıra gitmek, uzağı gören akıl sahihleri için kaçınılmaz bir çâre, hattâ şükrân borcunun edâsıdır. Din hükümlerinin yapılması, ya'nî emir ve yasaklara riayet edilmesi, on­ları sevmekle kolay olur. Onları sevenler sevgili olur. Sevgililerin gö­nüllerinde sırlar bulunur. Bu sırlar seven ile sevgili arasında kalır. Ama gönülleri her gün yeşerip, renk renk çiçekler açan gül bahçesi hâlini alır da, sessiz gecelerde sevgililerinin yâdıyla diri olurlar. İn­sanlar uykudayken onlar uyanık, insanlar karanlıkta iken onlar nûrlu ve ışıklı olur. Rü'yâlan, hayalleri kadar tatlı hayâlleri ibâdet gibi lezzetti, ibâdetleri ise yalnız Allah rızâsı için olup ihlâs’dır. Muhlis olmaktan bile kurtulup, muhlâs olurlar. Kalb gözleri açılır. Keşfler başlar. Ledünnî ilimlere kavuşurlar. Dünya onlara dar gelir. Âlem-i melekûtu seyrederler. Hattâ zamanın dışına çıkanları olur. Böyle bü­yük mürşidlerin bakışları hasta kalblere şifâ, huzûr ve sohbetleri Kimyâ-i saâdettir. Onlar sarsılmaz ve yerinden oynamaz dağ gibi metîn, gönülleri umman gibi engin olur. Dillerinden hikmet akar, kalblerinden rahmet. Yâ rabbî bize onları sevdir, yollarında bulundur, hürmet­lerine afvet!

            Azız okuyucu! İslâm dîninin bilgilerini, İslâm âlimlerinin, Allahü teâlânın seçkin kullarının kitâblardan okuyup öğrenmelisin. Her ga­zete ve din perdesi altında yazılmış kitâblardan din öğrenilmez. Din kitâbı almak için, önce yazarının kim! olduğunu, dinimizdeki ve din âlimleri arasındaki yerini bilmek lâzımdır. Hiçbir dînî sorumluluk duy­madan, alelade bâzı maksadlarla, doğru yanlış sayısız din kitâbı çıka­rılıyor. Din kitâbı yazmak için korkmak, titremek ve büyük sorumlu­luk altına girdiğini düşünmek lâzımdır. Bunun için de, ilmi çok, edebi çok, sorumluluk duygusu ve Allah korkusu çok olan Allah adamları­nın kitâblarını okumaktan başka kurtuluş çaresi yoktur. «Allah için din, hâlis olan dindir» âyet-i kerîmedir. Doğru sözler arasına birkaç yanlış manâ sokuşturup, böylece maksadlarına kavuşan veyâ İslâm âlimlerinden ve mezheb usûllerinden ayrılan âlim taslakları ve pervâsız reformcular, bilhassa bu asırda dünyanın her yerinde esefle gö­rülmektedir. Ve maalesef çoğu, dışardan olan bu yeni türedi sorum­suzların, reformistlerin kitâbları hemen Türkçeye tercüme ediliyor. Tercüme edenler hatâlarını görüp bâzısını tercümelerine derc etme­dikleri oluyor. Ama çoğu kalıyor. Bunlar mezheblere önem vermiyor­lar. Hattâ mezheblerden söz etmiyorlar, islâmın esasını yıkmak için yehûdî, İngiliz oyununa âlet oluyorlar. Mason olanları da az değildir. Hâşâ! Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimize (sal­lallahü aleyhi ve sellem) iftira ediyorlar. Bunların kitâblarını değil, bu dîn-i mubîni bize ulaştıran ve bunu korumak için, kanlarını ve canlarını seve seve fedâ etmiş olan yüksek atalarımızın, azîz ceddimi­zin yazdıkları ilmihâl kitâblarını okumalısın. İtikâd, ibâdet ve mu­habbet mâdemki, kul ile Allahü teâlâ arasındadır, o halde riyâ, göste­riş bulunmamalıdır. Allahü teâlânın huzûrunda kendini sorumlu tut­mak, her iş, her düşünce ve hâlinin Allahü teâlâ tarafından bilindi­ğini kabûl edip, edebli olmalıdır.

İslâm semâsının sönmiyen güneşi, büyük âlim ve velî Abdülkâdir-i Geylânî'nin (kuddise sirruh) ilim ve esrâr hazînesi olan bu kıy­metli eserini çevirmeği bu günâhı çok, aklı ve ilmi az kuluna nasîb ettiği için Allahü teâlâya sayısız hamd ü senâlar olsun!

Allahü teâlâ kusurlarımızı afv eylesin. İbâdetlerimizi ve tevbelerimizi kabûl eylesin. Her iki cihanda sevdikleri ile bulundursun. Kalblerimizi ehl-i sünnet itikadı ile, azâlarımızı şerîate uygun amel ile zinetlendirsin. Kendi sevgisini, Habîbinin (sallâllahü aleyhi ve sellem) sevgisini, Ehl-i beytin ve her biri hidâyet yıldızı olan Eshâb-ı kirâmın (aleyhimürrıdvân) sevgisini, âlim ve evliyâ kullarının sevgisini kalblerimizde arttırsın. Bu sevgi ile yaşatsın, bu sevgi ile öldürsün. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak tanıtsın. Âmin.

Bu binlerce velînin gönüller kubbesidir,

Bu arşdan haber veren Gavs-ı a'zam türbesidir.

     Bu cihânın güneşi, bu zulmetleri silen,

     Bütün kalbleri çeken bunun câzibesidir.

Bu her dilde dolaşan, her gönlü ateşleyen,

Kararmış insanlığın gerçek mürebbisidir.

     İlmiyle, kemâliyle hilkat garîbesidir.

     İman, İslâm ve dînin sarsılmaz kalesidir.

 

Yorum Yap

Adınız:


Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü           İyi

Doğrulama kodunu giriniz:



Damra Yayinevi © 2018
Powered By OpenCart-TR