DAV’ÜŞ ŞEMS - GÜN IŞIĞI

DAV’ÜŞ ŞEMS - GÜN IŞIĞI
DAV’ÜŞ ŞEMS - GÜN IŞIĞI DAV’ÜŞ ŞEMS - GÜN IŞIĞI
Ürün Kodu: 42
Stok Durumu: Stokta var
Fiyatı: 25.00TL
Miktar:     ya da   A.Listeme Ekle
Ürün Karşılaştır
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

Kelime-i şehâdet, namaz, oruç, zekât, hac,

İslâmın esasları, her kul, bunlara muhtâc.

Dav’üş-Şems kitabının tercümesine Besmele ile başlıyorum.

Allahu teâlâya kitabın içindeki harfler sayısınca hamd ü senâ, Habîbine ümmetinin nefesleri mikdarınca salât-ü selâm, Âline, Eshâbına ve kıyâmete kadar onlara tâbi’ olanlara şanlarına ve makamlarına göre hayır dualar olsun!

Dav’üş-Şems kitabının tercümesine GÜN IŞIĞI dedik. İnşaallahu teâlâ zulmetin nura, karanlığın aydınlığa dönüşmesine vesile olur. Küfür, fısk ve günâh kirlerinin temizlenmesine, îman güneşinin parlamasına sebeb olur ve böylece müellifin kasd ettiği manâ zuhûr eder. Çünkü eser o kadar akıcı, tesirli ve âlimâne bir dille yazılmış ki, sanki kalblere ve beyne yükleme yapılmıştır.

Müellifi, ilimdeki yeri, siyâdeti ve eserleri hakkında geniş ma’lûmâtı bu sahifeyi çevirince hemen okuyacaksınız. Ancak bir iki cümle ile arz edelim ki, bu kitab, Kitab’a, Sünnet’e, İcma’a ve Kıyâs’a bağlı olarak hazırlanmış nâdir eserlerdendir. Fazîlet, ihlâs ve ameli birlikte anlatır. Zaman zaman evliyâ söz ve menkıbelerine de yer verir.

İslâmın beş şartı veyâ esası üzerine tertîb ve tedvîn edilmiş olup, içinde bilmediğimiz, duymadığımız çok güzel bilgiler vardır.

Müellifi Muhammed Ebû’l-Hüdâ Sayyâdî hem evlad-ı Resûl'dür. 1291’de Haleb Nakîb-ül Eşraf'lığına tayın edildi. Bu İstanbul’u ikinci defa ziyareti esnasında tahakkuk etmişti. Yıldızı parlamağa devâm etti.

Ulu Hakan Sultan Abdülhamîd Han kendisinin teşrifini taleb etti ve ihtiyâclarını gördü ve kendisinden haftada bir veya iki defa beraber olup sohbet etmeği istedi. Müellif, ben gideyim, dediyse de, mâni’ oldu ve kendisine;

“Dâr-ül hilâfet meşayıhı meclisi reisliğini” verdi. Bir ev tahsîs edip, âilesini İstanbul’a almasını istedi ve böylece otuz sene İstanbul’da kaldı.

"Halîfe Sultan Abdülhamîd han'ın en güvenilir adamları arasında oldu. Kadı ve müftüleri tayinde reyine başvuruldu. Halîfeye de gerekli nasîhatlerden geri kalmadı."

1908 senesinde Sultan Abdülhamîd han tahttan indirilmeden biraz önce yakalandığı hastalıktan kurtulmayarak Cezire’tül-ümerâ’da, Rînkibû’da Cumartesi gecesi vefât eyledi. Hicrî 1327 senesi Rebi’ül evvel ayının altısı idi. Rahmetullahi aleyh.

Müellifin ilmine şâhid olduğu gibi, tarîkat ehli olmakla ihlâsına ve inşaallah ihlâsı mikdarınca tesirine de vasıta olur. Ayrıca Evlâd-ı Resûl olmakla ve Nakıb-ül-Eşraf bulunmakla ve yüzlerce telifi ile son asırların en büyük âlimlerinden telakkı edilir. Allahu teâlâ yazarına, tercüme edenine ve okuyanlarına, rahmeti ile muâmele ve nazar eylesin!

Süleyman Kuku ( A.Faruk Meyan)

21 Muharrem 1437 – 6 Kasım 2015 

Müellif Muhammed Ebû’l-Hüdâ Sayyâdî​ hazretlerini öven birkaç âlimin sözleri:

- Seyyid Ebû’l-Hüda; Allahu teâlânın şeriat-i mutahharayı kendisine te’yid eylediği, ışıklı bir yol açtığı, ölü veya ölmek üzere olan kalbleri onunla ihyâ ettiği, gönülleri sağlam tuttuğu bir büyük zattır. O olmasaydı, kalbler başka tarafa kayabilirdi. Onu, selefin şerefinin, usûlun, aklî ve naklî ilimlerin temsilcisi eyledi. Kısaca onu bereketli bir yağmur gibi yaptı, nerede olsa faydadır.

Allâme Muhammed Nûrî Âl Erîha müftüsü

- Her zamanın bir ricâli, her meydanın bir battalı [yiğidi] vardır. Bu zamanında da amelde ve ilimde adamı, nesir ve nazımda beyan meydanının battalı, şeyhimiz, hoşgörü sâhibi Muhammed Ebûl-Hudâ Sayyâdî’dir. Lezzetli ve güzel kokulu menkıbeleri dillerde hep devâm etsin.

Allâme Yûsuf-i Nebhânî Beyrut müftüsü

- Sâliklerin mürşidi, müridlerin mürebbisi, Allâme Seyyid Muhammed Ebûl-Hudâ Sayyâdî, nübüvvet dalının sürgünü, Hâşimî kabilesinin budağıdır. Allahu teâlâdan dînini onun gibilerle korumasını ve Seyyid-ülmürselînin (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) şerîatini emsaliyle teyidini dua ederim.

Allâme Şeyh Abdürrahman Şirbînî

- İlâhî ma’rîfetlerinin derin âlimi ve denizi, ârifler semâsının dolunayı ve zîyneti, ismini anan diyarları aşar, kadrü kıymeti gün ortasındaki güneş kadar açık olan Seyyid Ebû’l-Hudâ Sayyâdî ibni Seyyid-i Celîl Hasan Vâdî.

Seyyid Muhyiddin bin Emîr bin Abdülkâdir-i Cezairî (kuddise sirruh)

- Zamanının allâmesi, akranının reisi, ilim ve neseble süslü, arab ve acemin medâr-i iftihârı, zeyn-ül Mevlâ ve ayn-ü kudat-il asakir, ikbalının dolunayı hep devâm etsin.

Allâme Fetâvâ sâhibi Muhammed Alâeddin Âbidin

Yorum Yap

Adınız:


Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü           İyi

Doğrulama kodunu giriniz:



Damra Yayinevi © 2018
Powered By OpenCart-TR